İng. habit Fr. habitute Alm. Gewohnheit Lat. habitus Yun. Heksis Es. T. itiyat

Tanım

Psikoloji de belirli bir duruma verilen otomatik tepki anlamına gelir. Alışkanlık ifadesi, terk edilmesi, bırakılması zor olan, yerleşik hale gelmiş eğilim ve uygulamalar için de kullanılır. Blaise Pascal, Pensées isimli ünlü eserinde, “alışkanlık, ikinci bir doğamızdır ve ilkini öldürür… böylece aslında doğa dediğimiz şey ilk alışkanlığımız, alışkanlıklarımız da ikinci doğamız olabilir” der. Aristoteles etik erdemler dediği şeylerin gelişmesi için genel olarak yatkınlık, alışkanlık ve doğru görüşün gerekli olduğunu söyler. Yine doğru olanı yapa yapa edinilen alışkanlığın istencimizi “doğru orta”yı bulabilecek şekilde ayarladığını öne sürer. Şüpheci Arkesilaos da eylemlerimize kılavuz olarak sadece algı ve buna bağlı gelişen alışkanlıkları yeterli bulmayıp amaç ve ilkeleri anlamamızı sağlayacak bir akıllık durumunun da gerektiğini belirtir. Öte yandan alışkanlık, düşünme ve davranışlarda bir tür katılaşma yarattığından bunların gelişimini ve bilgi edinme süreçlerini de engeller nitelikte olabilir. Örneğin Hume, bir çok kere ard arda gelen olayların bizde bir alışkanlık yarattığını, bu yüzden de sahte bir zorunluluk duygusu ile nedenselliği yanlış anlamamıza sebep olabildiğini söyler. Toplumsal bağlamda alışkanlıklar ise, olumsuz anlamda önyargılar ve töreler yaratabildikleri gibi, insanların aslında gerçek doğaları olan bencilliklerini törpüleyerek medeniyetin inceliklerinin ve düzeyli insan ilişkilerinin sürdürebilmesine de yardımcı olabilir.

Ayrıca Bkz.

doğa
zorunluluk